Web sitesi bakım taleplerini sınıflandırmanın en işe yarar yolu, her talebi üç soruyla etiketlemektir: ne kadar acil (öncelik), kimi ve neyi etkiliyor (etki) ve yayına almak için kimin onayı gerekiyor (onay). Bu üç etiket, "hepsi acil" gibi görünen bir talep listesini sıraya koyar ve ekibin neyi bugün, neyi bu hafta, neyi bir sonraki planlamada yapacağını netleştirir.
Bu yazı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin web sitesi bakımında kullanabileceği basit bir sınıflandırma yöntemini anlatır. Kendi ekibinizin büyüklüğüne ve sözleşmenizdeki hizmet süresine göre uyarlayabilirsiniz.
Neden sınıflandırma gerekiyor
Bakım talepleri farklı kanallardan gelir: satış ekibinden bir WhatsApp mesajı, yöneticiden bir e-posta, müşteriden gelen bir şikayet. Hepsi aynı ciddiyetle yazılır ve çoğu "hemen" ister. Sınıflandırma olmadan ekip, en yüksek sesle gelen talebi önce yapar. Bu da gerçekten kritik bir sorunun, örneğin çalışmayan bir iletişim formunun, bir banner renk değişikliğinin arkasında beklemesine yol açabilir.
Birinci etiket: öncelik
Önceliği dört seviyede tutun. Daha fazlası, ayrım yapmayı zorlaştırır.
- P1, kritik: Site erişilemiyor, ödeme veya iletişim formu çalışmıyor, güvenlik açığı şüphesi var. Hemen ele alınır.
- P2, yüksek: Önemli bir sayfa bozuk görünüyor, bir kampanya sayfası yanlış bilgi gösteriyor, arama motoru görünürlüğünü etkileyen bir hata var. Aynı gün veya ertesi gün planlanır.
- P3, normal: İçerik güncellemesi, yeni bir görsel, küçük bir tasarım düzeltmesi. Haftalık bakım döngüsüne alınır.
- P4, düşük: Fikir, iyileştirme önerisi, "olsa güzel olur" talepleri. Bir sonraki planlama toplantısında değerlendirilir.
Öncelik, talebi yazanın ne kadar acele ettiğine göre değil, sorunun işe etkisine göre belirlenir. Bu yüzden ikinci etikete ihtiyaç var.
İkinci etiket: etki
Etkiyi iki soruyla değerlendirin:
- Kaç kullanıcıyı etkiliyor? Tüm ziyaretçileri mi, belirli bir sayfayı ziyaret edenleri mi, yalnızca iç ekibi mi?
- Hangi iş sonucunu etkiliyor? Satış, teklif talebi, randevu, marka algısı, arama görünürlüğü?
Bu iki sorunun cevabını kısa bir etiketle yazın: yüksek, orta, düşük. Örneğin:
- Mobilde iletişim formunun gönder butonu çalışmıyor: tüm mobil ziyaretçiler, teklif talebi. Yüksek etki.
- Hakkımızda sayfasında bir çalışanın unvanı eski: az sayıda ziyaretçi, marka algısı. Düşük etki.
- Ürün sayfasındaki fiyat tablosu yanlış: ürünü inceleyen herkes, satış. Yüksek etki.
Etki etiketi, önceliği doğrulamanın yoludur. Yüksek etkili bir talep P3 olarak işaretlenmişse, önceliği yeniden düşünün.
Üçüncü etiket: gerekli onay
Birçok bakım talebi teknik olarak birkaç dakikada yapılabilir, ama yayına alınmadan önce birinin onayı gerekir. Bu onayı talebin başında belirlemek, iş bittikten sonra beklemeyi önler.
- Onay gerekmez: Kırık link düzeltme, yazım hatası, teknik güncelleme.
- İçerik sahibi onayı: Metin, görsel veya ürün bilgisi değişikliği. İlgili departmandan biri onaylar.
- Yönetim onayı: Fiyat, kampanya, hukuki metin (KVKK, çerez politikası, sözleşmeler) veya marka kimliğini etkileyen değişiklik.
- Hukuki onay: Yasal metinlerde yapılan her değişiklik, işletmenin hukuk danışmanı tarafından gözden geçirilmelidir.
Onay etiketi aynı zamanda "kimi bekliyoruz?" sorusunun cevabıdır. Takılan talepleri takip etmek kolaylaşır.
Talep formu: sınıflandırmayı başta yapın
Sınıflandırmayı ekibin sonradan yapması yerine, talebi yazan kişiden bu bilgileri başta isteyin. Basit bir form yeterlidir:
- Sorun veya istek nedir? (Bir cümle)
- Hangi sayfa? (Link)
- Ekran görüntüsü veya örnek.
- Kimi etkiliyor ve ne kadar süredir?
- İstenen tarih ve nedeni.
- Onayı kim verecek?
Ekip, formdaki bilgilere göre öncelik ve etki etiketini koyar. Talep sahibinin "acil" demesi yerine, forma yazdığı etki bilgisi önceliği belirler.
Haftalık akış
Sınıflandırılmış talepler için basit bir haftalık düzen:
- Her gün: P1 ve P2 talepleri kontrol edilir. P1 anında, P2 aynı gün planlanır.
- Haftada bir: P3 talepleri toplu olarak ele alınır. Onay bekleyenler için hatırlatma gönderilir.
- Ayda bir: P4 önerileri gözden geçirilir. Bazıları bir sonraki geliştirme dönemine alınır, bazıları kapatılır.
Bu düzen, ekibin sürekli kesintiye uğramasını önler ve talep sahiplerine ne zaman sonuç alacaklarını söylemeyi kolaylaştırır.
Örnek sınıflandırma tablosu
| Talep | Öncelik | Etki | Onay |
|---|---|---|---|
| Ödeme sayfası hata veriyor | P1 | Yüksek | Gerekmez |
| Kampanya bannerında tarih yanlış | P2 | Orta | İçerik sahibi |
| Blog yazısına yeni görsel | P3 | Düşük | İçerik sahibi |
| Çerez politikası güncellemesi | P2 | Orta | Hukuki |
| Ana sayfaya video eklenmesi fikri | P4 | Belirsiz | Yönetim |
Tabloyu ortak bir yerde tutun. Herkes, talebinin nerede olduğunu görebilir.
Sık yapılan hatalar
- Her talebi aynı kanal üzerinden, sınıflandırmadan almak.
- Önceliği talebi yazanın aciliyetine göre belirlemek.
- Onay gereksinimini iş bittikten sonra fark etmek.
- P4 önerilerini hiç gözden geçirmemek ya da hepsini hemen yapmaya çalışmak.
- Hukuki metin değişikliklerini teknik bir iş gibi ele almak.
Sık sorulan sorular
Küçük bir işletmede de bu sınıflandırma gerekli mi? Evet, ama daha sade tutulabilir. Tek bir paylaşılan liste ve üç etiket, küçük bir ekip için bile büyük fark yaratır.
P1 ve P2 arasındaki farkı nasıl belirleriz? Sorun işi şu anda durduruyorsa veya güvenlik riski varsa P1'dir. İşi etkiliyor ama durdurmuyorsa P2'dir.
Bakım sözleşmemizde yanıt süreleri var mı? Bu, sözleşmenize bağlıdır. Hangi önceliğin hangi yanıt süresine karşılık geldiğini hizmet sağlayıcınızla yazılı olarak netleştirin.
İlk adım
Bu hafta gelen talepleri üç etiketle işaretleyin ve ortak bir tabloya yazın. Bir hafta sonra tabloya bakın: hangi taleplerin gereksiz yere acil sayıldığını ve hangi taleplerin onay beklerken takıldığını göreceksiniz.

